SAHİH-İ MÜSLİM

Konular        Numaralar  

İMAM NEVEVİ ŞERHİ

166, 167 NOLU HADİSLER İÇİN

 

"Hiçbir kul ... ailesinden, malından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe" diğer rivayette ise "çocuğundan, babasından ve bütün insanlardan" buyruğu ile ilgili olarak İmam Ebu Süleyman el-Hattabi şöyle diyor: Bununla tabiat gereği sevgiyi kastetmemiştir. Aksine bununla ihtiyar (irade ve seçim) ile ortaya çıkan sevgiyi kastetmiştir. Çünkü insanın kendisini sevmesi tabiatının bir gereğidir. Bu hususta onun kalbini etkilemenin yolu yoktur. Buna göre buyruğun manası şudur: Sen kendi nefsini bana itaat uğrunda yok etmedikçe benim rızamı -bu uğurda ölecek dahi olsan- kendi arzuna tercih etmedikçe beni sevmek iddian doğru değildir. Hattabi'nin ifadeleri bunlardır.

 

İbn Battal, Kadı lyaz ve başkaları -Allah' ın rahmeti onlara olsun- şöyle demişlerdir: Muhabbet (sevgi) üç kısımdır. Büyük görmek ve tazim etmek sevgisi -babayı sevmek gibi-, şefkat ve merhamet sevgisi -çocuk sevgisi gibi-, benzerlik ve güzel bulmak sevgisi -diğer insanları sevmek gibi-o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise kendi sevgisinde bütün sevgi türlerini toplamıştır.

 

İbn Battal (rahimehullah) dedi ki: (2/15) Hadisin anlamı şudur: İmanını kemale erdirmiş olan bir kimse Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kendi üzerindeki hakkının babasının, oğlunun ve bütün insanların hakkından daha ileri olduğunu bilir. Çünkü biz onun vesilesiyle ateşten kurtulduk ve onunla sapıklıktan hidayet bulduk.

 

Kadı Iyaz (rahimehullah) dedi ki: Onun sünnetini desteklemek, şeriatını korumak, o hayatta iken ben de onun uğrunda malımı, canımı feda etseydim diye temenni etmek onu sevmekten ileri gelir. Sözünü ettiğimiz bu husus açıkça anlaşılırsa hakiki imanın ancak bununla tamam olabileceği ve Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in değerini ve konumunu, babadan, evlattan, iyilik yapandan ve üstün tutulandan gerçek manada yüksek tutmadıkça imanın sahih olamayacağı da açıklık kazanmış olur. Buna inanmayarak bunun dışında bir inanca sahip olan bir kimse ise mümin değildir. Kadı Iyaz (rahimehullah)'ın ifadeleri bunlardır. Allah en iyi bilendir.

Bu hadisin isnadına gelince, Müslim (rahimehullah) dedi ki: "Bize Şeyban b. Ebu Şeybe de tahdis etti ... Enes'ten" Yine Müslim (diğer senette): "Bize Muhammed b. el-Müsenna ile İbn Beşşar da tahdis etti. .. Enes'ten." Bu iki isnadın ravilerinin tamamı Basralıdır. Burada anılan Şeyban b. Ebu Şeybe, Müslim'in kendisinden çok yerde rivayet nakletmiş olduğu Şeyban b. Ferruh'tur. Doğruyu en iyi bilen Allah'tır.